Rüya Tabircisi “Araf”

Gitmek isteyip gidememek yahut kalmak isteyip kalamamak.

Tam hatırlamıyorum ama bir paradoksu andırıyordu, dönüp dolaşıp aynı yerde sonlanıyordu. Sanki başı da sonu da birdi. Böyle böyle alarmın çalmasına beş dakika kala uyandırdı beni. Başta anlam veremedim çünkü bilinç altımın dahi meşguliyeti dahilinde olmayan bir konuydu. Yatmadan evvel makam alıştırmalarını dinleyip yatmıştım, hani uykudan evvel en son ne ile meşgul olursa beyin uykuda da onu tekrar edermiş ya… Benimki etmedi işte, gitti bana kalbimin özünü sorgulatacak bir düş kurdu.

Çözmeye benim gücümün yetmeyeceği bir problem tutuşturulmuştu elime. Tabir falan Hak getire, öyle bir çıkmaz… O gün bir ayrı geçti zaten. Kıskaca kapılmış gibi hissettim kendimi. Sanki araftaymışım da ruhum bir o yana bir bu yana çarpıyormuş. Sonra durdum durdum, Hz. Yusuf kıssası geldi aklıma, Allah ona rüyaların tabirini öğretmişti. O halde en iyi tabirci Alim olan Allah değil midir?

Dilime bir dua tutuşturdum ben de Rabbim hayra yor diye.

O gün bu gündür bekliyorum.

.

“Rabbim! Doğrusu ben, bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım.” (Kasas-24)

بشرى

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s