Kızkalesi

Gece geç. Karanlık o kadar aydınlık ki… Belki de bu yüzden yarısını aydınlatmışlar kalenin.

Okul mu? Bitti canım. Potansiyel işsizler arasına ben de katıldım. Biri gider biri gelir ama işsiz kadrosu boşta kalmaz. Çalışacağız vesselam…

Bugün burdaki 6. günüm ve zamanın çok çabuk geçtiğine bir kez daha kanaat getirdim. Denizin dalgalı olduğu vakitlerdi, ben de coştum, estim, gürledim bir vakte kadar. Şimdi O da sakin ben de… Ha bire insanlar gelip geçiyor bu yollardan. Akşamları denize girip doyasıya eğlenenler de cabası. Her akşam en az 3 fincan demli çay içiyorum. Çay bahane. Sohbet şahane mi?

İnsanın ailesinden başkası "en" olamıyor hiçbir zaman… Sohbet şahane olmasa da samimi ve eğlenceli. Çünkü onlar sizi her halinizle kabul edenler, en çekilmez anlarınızda dahi ufak bir söz söyleyip çekilmiyorlar, çekilemiyorlar… İyi ki varlar. Hayat ayağıma çelmeler taktıkça düşüyorum- düşünüyorum, ailem olmasaydı da dünyalarım olsaydı yine de sevinemezdim. O yüzden bazen "anı yaşa", "bi daha mı gelicez dünyaya" sözlerine hak veriyorum. Anın şükrünü yeterince iyi yapamayınca koca bir kayıpla kalıyoruz kaldığımız yerde. Dünyalığı yaratan ve verip vermeme tercihini elinde tutan Allah ve ben Allah'a darılamam neden vermedin diye… 

Peygamber Efendimiz,Din ve Samimiyet adlı bir kitap okuyorum; gayesi Allah olan Allah'a, gayesi dünyalık olan ise ona ulaşır diyor. Yani bir hadis-i şerifin manası buraya çıkıyor. Peki benim gayem ne? Cevabım belli, hem de apaçık… Peki ya samimiyetim? İşte bu düşündürücü bir soru… Ne kadar samimiyim desem de, dünyanın çelmelerine üzülmem de bir samimiyetsizlik gözümde. Neyse yeter benden bu kadar. Gel gelelim öteki denize…

Akdeniz… Açık deniz… Gelip geçen insanların hayallerini canlandırıyorum gözümde… Sohpet baloncuklarında bir bir canlanıyor hayaller. Kim bilir ne beklentilerle geldiler buraya, kim bilir neler biriktirmişler keselerinde… Belki mutsuzlar. Yan otelde garip gurup şarkılar çalıyor, acaba benim ruh halime göre mi ayarlıyorlar çalacaklarını? Dün halkalı şeker çaldılar… Halkalı şeker modunda değildim belki ama canımın tatlı istediği kesindi. Bir de paraşüt… Alıp seni metrelerce yukarılara çıkaracak. Süzüm süzüm süzüleceksin göklerde, altında kız kalesi… Yerlere sığamadım da göklere sığarım belki. Gerçi hüznümü yerin dibine gömdüm ama umudumu sığdıramam hiç bir yere.

Uzun zaman oldu yazmayalı. Okuduklarımdan yanıma düşünceler kalıyor. Düşündüklerimi kelimelere dökemiyorum. Bir ara göz yaşına dökülüyordu… Duaya dökülür olduğundan beridir dilime almaz oldum kelimeleri. Düğümledim, oracıkta kaldılar.

Aslında çözülsün istiyorum. Sıralayayım söyleyeceklerimi bir bir. Anlaşılayım istiyorum. Karmaşık olmak yoruyor… Çözmek de zor çözülmek de…

Bir gün… İnşaAllah…

Sustuklarımdan, Kızkalesiden kocaman selamlar olsun…

Hayırlı geceler…

‎بشرى

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s