Bence Yeter

Kızılay’da bomba patlamıştı o zaman, paylaşamamıştım. İçime atmıştım. Belki korkmuştum ya da çekinmiştim. Zaten o günden sonra bile Ankara’m sakin kalmadı hiç. Üç aşağı beş yukarı o zaman hissettiklerimin aynılarını şimdi tekrar yaşıyor gibiyim. Külliyenin yolundaki çukura şehit düşen abinin resmini koymuşlardı. Bugün kaldırmışlar… Zaman geçecek ve yeni asfalt yapacaklar oraya da… Peki, şehit abi? İçimizde açılan çukur? Bu milleti teknolojiye kurban verdik diye düşünürken (kendim dahil), şimdi davasına sahip çıkanları yargılamak bize yakışmaz. Allah bu günleri bir daha yaşatmasın.

İşte o zaman yazdıklarım. Kızılay olayındaki düşüncelerim. Acım. Korkum. Hep derim, ne kadar çabalasan da, hissettiklerini dökemiyorsun harflere, gözyaşına saklayabiliyorsun. O da zamanla kuruyor zaten…

‘Sen! Her olay sonunda ya hükümete taş atıp siyaset yapmaya çalışan kardeş! Sen terörü ha bire lanetleyip ortalığa ateşler saçan kardeş! Sen özgürlükçü, dirayetli kardeş! Profil resmini karartan, şehitler ölmez, vatan bölünmez diyen kardeş! Seçim sonuçlarından rahatsız olup da seçim günü üşengeçliğinden ya tatil limonatasını bırakamayıp ya da şu bu meseleleri bahane ederek sandığa gitmeyen ama sonunda oyları çaldılar efendim diye haklı? haksız? suçlamalarda bulunan kardeş. Evimize ateş düştü evet. Aşık olduğum şehrin sokakları yandı evet. Bu yazıyı evimde yazıyorum, sabah okula gitmek için evden çıktım… Dükkanlar geç açıldı, etraf polis kaynıyordu, kızılay metro ulaşıma kapatılmış, ekmekçide rastladığım teyzenin ağzından sadece ‘Selamun aleyküm kızım, Allah bunu yapanların yanına koymasın…’ lafı düşerken, gece gördüğüm kanımı konduran resimler ve hiçbir şey yapamamanın verdiği çaresizlik benim de içime sığmıyor. Ha bire ağlamaklı olup, sadece tuzla buz olmuş otobüs durakları, ego değil, benim olmasa da belki yakınlarımın yakınları, insanların yitip gidişi, kalplerimizin paramparça olması da ayrı bir üzüyor.  Sabah evden çıkarken 2 rekat namaz kılıp, annemi öpüp öyle çıktım, zaten gerisingeri döndüm eve zaten. Amaçları yüreğimize korku salmaktı, saldılar da. Bizi işimizden alıkoydular. Hayatımıza değil onların kastı, özgürlüğümüze. Onlar olmasa da biz birbirimizin özgürlüğüne göz dikeriz zaten. Annem ‘siz birbirinizi desteklemezseniz, herkes laf söyleme hakkını kendinde bulur kızım’ der. Bunu ailemiz için söyler ama ben bunu Türkiye Cumhuriyeti için söylüyorum. Eğer ben ayrım yapmaksızın vatandaşımın arkasında, yanında durursam, kimse hak bulamaz. Şimdi kimse siyasete laf atmasın. Kimse lanetlemesin de. Geçmişte de insanlar ırk diye birbirine düşmüştü. Kapı komşusu çerkez, laz, yörük, kürt, boşnakken biz Türküz diye haykırıyordu! İnsanları sen inanıyorsun inanmıyorsun diye ayırıp, pantolonunun dizleri namaz kılarken kırışmış diye üniversitede dayak yiyenler vardı. Merdivenin bile! Sağından solundan inmek zorunda kalan kardeşler vardı. O zaman başka hükümet vardı, sonra o gitti başkası geldi, sonra bir diğeri… Evet terörün ırkı, dili, dini, mezhebi yoktur! Ortada bir problem varsa kendimizi değiştirmekten başlamak lazım. Değişimin ufağı büyüğü olmaz. Önce ben değişirsem benim ailem ve sonra tüm aileler ve sonra ancak hakikati savunan hakikat yolunda bir olan insanların yaşadığı bir memleket olabiliriz. Yani demem o ki bu hükümet gitsin, ee? Diğeri seni cennette köşklere mi götürecek! Hayır.

Ben artık yoruldum şehit ailelerine başsağlığı dilemekten. Yoruldum defalarca ölmekten. Bu korkunçluğu hayal etmekten… Neşemizi paylaşamamaktan yoruldum. Birbirini çekemeyenlerden tiksinmeye başladım. Gülen gözlerimizi çaldılar diyorum, hala çıkıp siyaset yapıyorsun yazık…’

Bir de millet olarak bir huyumuz var, söylemezsem çatlarım; birlik olmaya diye yola çıkıyoruz sonra birbirimize düşüyoruz. Daha dün tankların önüne yatan amca sana helal olsun derken, şimdi rahatımızdan ödün vermek zor geliyor. Kadınlar erkekleri, erkekler kadınları durmadan eleştirip yargılıyoruz. Böyle yapmasak daha iyi olacak gibi. Bence…

بشرى

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s