Yeter ki

Yeter ki ışıkları yansın evinizin. Işığı yanan bir evden daha huzur verici ve sizi daha çok şükretmeye iten ne olabilir ki. Kendi çıkmaz sokaklarınızda sıkışıp kaldığınızda, eğer birine rastlarsanız, sizi götürebileceği yuvanız var demektir. Ne rengi önemli ne de boyutu, ışıkları yanıyorsa parlak görünür her şey gözünüze. Sizi siz yapan olgular ve sizden bir parça bulunabilecek tek yerdir orası. İçinde yaşayanlar, yaşananlar, yaşatılanlardır bir başka güzel yanı. Gözlerinizi yumup da derin uykulara dalsanız bile huzuru hissedersiniz. Sabah güneşiyle aydınlanan odanız, ailenizin ışıltılı göz pınarları vardır orayı vazgeçilmez kılan.

Siz hiç ışığı sönmüş bir ev gördünüz mü? Ben de görmedim. Allah göstermesin. Nasıl kötüdür şimdi oranın hali. Çöl mü desem kutuplar mı? Fark etmez dünyanın neresinde olduğu, orası savaş harabelerinden bir parça, kıtlık, yokluk, viran evidir. Orada oksijen bile yoktur belki nefes dahi alamazsınız. Yüreğiniz sıkışır da, kaburganız daralır sanki kırılacakmış gibi. Oranın ne tadı vardır ne tuzu. Işığı sönmüşse bir evin, hayalleri geri dönüşü olmayan uzun yolculuklara çıkmıştır. Kahkahalar işitemezsiniz. Hissetmek istersiniz ama bir insanı oraya bağlayan her şey kül olmuştur çoktan.

Peki, ışığı sönmüş bir evin sakinine ne demeli!  Vah ona ki ne garibandır. Bir derdi olsa, başı sıkışsa kime gider Allah’tan başka. Yalnızlık Allah’a mahsustur ya onun da Allah’tan başka kimsesi yoktur. Gülmek için neden arar ama bulamaz. Ağlamak ister de dayanacağı bir dost yoktur. Işıkları sönmüş evinin… Kışın ortasında, ayazında üşür de belli edemez. Hayal kurmayı çoktan bırakmıştır da dua etmekten hiç vazgeçmez. Kimse yerinde olmak istemez bu yüzden oturup derdini dinlemez, halini hatırını soran da olmaz belki. Onun evinin ışıkları sönmüştür çoktan, başkalarının ışıklarıyla renk katmak ister dünyasına ama hep yavan kalır.

Diyeceğim o ki siz siz olun söndürmeyin ışığını evinizin. Işıkları yanıyorsa evinizin sizden mutlusu yoktur şu dünyada! Bulamayanları düşünün. Diyeceksiniz ki onlara da ışık oluruz! Olamazsınız ne yazık ki, yapay olan hiçbir şey vermez gerçekliğin lezzetini. Başkasının ışığını da söndürmeyin kendinize ışık yakacağım diye. ‘Ah’ olur da dün ahını aldığınız gelir yakanıza yapışır, şimdi olmasa da ahirette sizin ışıklarınız söner bu sefer.

Bir de çok şükredin, şekline şemailine takılmayın, sadece varlığı için şükredin. Size sunulmuş bir lütuf olduğu için. Arkanıza baktığınız zaman üç boyutlu bir floresan gibi geçmişinizi, şimdinizi ve geleceğinizi aydınlattığı için.

Işığı yanıyorsa eviniz; ‘yuvadır’, ışığı sönmüşse eğer; oraya bir isim koymak bile anlamsız…

بشرى

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s