Yakınlaşan Uzaklar

Topla sonbaharları getir güneşin battığı yere, bir rüzgar esince anlarsın toprağımın kokusu sinmiştir yokluğuna. Yollarına yağmurlar yağmıştır, belki bir umut gelmeni gözleyen. Yollar gidiyor da yeşilin rengi kahvelere dönüyor. Ne kokusu kalıyor adımlarını bastığın yağmurlu toprakların, ne de gümbürtüsü caddelerinde gezdiğin şehirlerin. Şimdi buradan da gidiyorum ya hani, acaba daha ne kadar, nereye kadar gidebilir insan. Zaman kuş misali uçuyor avuçlarımızın arasından da, tutamıyoruz hiçbir şeyi. Benim bile diyemediğimiz bu beden ve ruh tecrübe ettiklerini biriktiriyor gün be gün.

Aşık olduğumuz şehirler miydi yoksa o şehirdeki yaşantımız mı veyahut o şehri yaşanılacak kılanlar mı.. Öncelerinde hayal bile edemediğim yerlerdeyim. Bir kuşku kalmadı içimde, soluksuz hayal edebiliyorum. Çünkü  artık farkındayım; hayaller yolunda, dua kapısını çalmaya bakıyor her şey. Çok gezen mi bilirdi sahi! Adımlarının izi kalıyor gittiğin her yerde. Hiç gidesin gelmiyor da arkandan uzanan eller olmasa ya da gidip de gelmeyesin geliyor. Çünkü biliyorsun ki gelirsen hatıralar canlanır da bırakmaz yakanı. Sen sussan hatıraların, hatıraların sussa yollar susmuyor. Kim bilecek ki aklından geçenleri, günlerinin nasıl geçtiğini, ya da geçip geçmediğini. Kim bilecek valizinde neler taşıdığını. Nerede soluklanıp, yükünü nerede bıraktığını. Kimlerin yüküne ,derdine, neşene ortak olduğunu. Kim bilebilirdi kilometrelerce uzaktan gelip farklı farklı hayatlara gireceğini. Aslında göz kapakların kadar olan dünyanın başka dünyalarla kesişeceğini. Hayallerinin nasıl şekilleneceğini  ve başka hayatları nasıl şekillendireceğini .

Kalabalıklar nasıl da tuz basıyor yalnızlığına da yalnız mısın sahiden! Bir keşke, bir ‘’Ah!’’, tek bir özlem mi dağlıyor içini…Buz gibi bir mevsim yaşanıyor içinde. Parıldayan kış güneşi gibi umut verip ısıtmıyor aslında içini. Ne olursan ol gel! Yankılanıyor kulağında ezan sedaları da, eda edemediğin bir kavuşma var en derinlerinde. Cismin burada kalsa da manen sen ondasın o sende. Hem ne anlamı kalırdı ayrılıkların, olmasaydı kucak kucak kavuşmaları. Sabrı soluğunda saklayıp da en derin nefeslerinde gizlenmiş özlem satırların. Yine hüzünlü bir hava var ortalıkta, özlenen de belli özleyen de. Bir vuslat saatidir karşılığı; verilen emeklerin, sayılan hatırların, hakkı geçen cümle alemin. Başka başka şeyler geliyor aklıma da ,zaten üç cümle yetiyor halimi açıklamaya, ne söylemek istesem hepsi onun içinde zaten; Rabbim görür, Rabbim duyar, Rabbim bilir! Haykıran sükutları yalnız o işitir…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s