Tanışma Merasimi

Kim olduğuma dair bir belge arar gibi bakışlarımı fırlatırken ortalıkta bir ışık çarptı gözüme. Başlarda farkına varamasam da içimdeki arayışı sona erdirecek diye düşündüm. O ışığın yanına gittim sonra baktım ki aslında benim kimliğim okunması gereken bir kitapmış. Elime aldım kitabı ve dokusunu-kokusunu hissettim. Derin bir solukla başladım okumaya ki gördüm yalnız beni değil tüm Büşraları, tüm kadınları, tüm insanları, tüm canlıları anlatıyormuş.Merakım gitgide arttı ve sonra devam ederken okumaya içinde kayboldum, eşsiz güzelliğiyle başım döndü ve unuttum aklımdaki ilk soruyu. Ne için gelmiştim ben bu ışığın yanına? Hatırladım! Kim olduğumu,nereden gelip nereye gitmekte olduğumu,hayatımın anlamını ve amacını öğrenmek istemiştim.Şimdi görmeye başladım ki kim olduğundan ve hangi yolun yolcusu olduğundan çok insanın, başkalarının hayatındaki yeri önemli.Kainattaki rolü önemli. Bunca nizam bunca intizam içinde ben ne yaptım? Ben acaba aynada kendime bakıp da dedim mi;ne şahane bir yaratılışım var. A, bak! Yaratılış demişim , o zaman ben mükemmel bir düzene sahip bir canlıysam hissedebiliyorsam,benim yaratıcım da mükemmel olmalı. İçimin sızladığını hissederken sonra baktım ki ruhumun derinlerinde bir ses haykırıyor ve sanki benden başka kimse duymuyor bu sesi.Yine tutamadım kendimi,ruh dedim! Gözünle göremediğin,elinle tutamadığın ama oralarda bir yerde ,nereden geliyor bu ruh ve nereye,nasıl gidecek. Vicdanımın sesini dinledikçe gerçekler döküldü yumrulanan boğazımdan,soluğum kesildi, gözümün pınarında birikti hatalarım,yanlışlarım,kabullenmeyişlerim…Bana bunca güzelliği sunana ne verdim. Benden çok bir şey de istememiş halbuki. Gidip de en sevilmeye layık olanı bırakıp ,geçici ,eksik , ortalama şeyleri sevmişim. Mükemmel olanı bırakıp hatalar içinde bocalamışım. Şükrümü tam yapamamışım hep kanaatsız hep isyankar olmuşum. Ne fayda eder böyle elemler içinde bir hayat, biraz huzur, biraz neşe,biraz tebessüm lazım değil mi bu hayata.Elimi açıp ,yüzümü dönmüşüm sonra, bırakmışım kendimi huzurun deryasına, dökülen göz yaşıymış kimin umrunda, o nur’un bir zerresine eriştikten sonraki tebessümüm bakileşti şimdi. Çünkü Baki olanın adını andım,onun namına bir iş yaptım,onu derdime ortak ,yoluma yoldaş,sırrıma sırdaş ettim. Ona döktüm eteğimdeki taşları.Derdimi de dermanımı da o bildim,ondan geleni başımın üstünde taşıdım. Hasretimi de vuslatımı da o saydım. İsmimi koyanın nur elleri var olsun, hayatımın ‘’müjde’’ sine kavuştum. Artık öğrendim ki sıradan bir insanım işte,adım Büşra, şu yaşımda dünya meşgalesine koşuşturmayı,tabiri caizse yaşamayı öğreniyorum. Yaşamayı,paylaşmayı,öğrenmeyi,öğretmeyi öğreniyorum.Tam yapamasam da hiçbir şeyi, en azından bugün de birkaç bir şey yapabildiğime şükrediyorum. Her geçen gün daha da mutlu oluyorum.Ömrümden dökülen her bir takvim yaprağı beni sevdama,özlemime yakınlaştırıyor.Yavaş yavaş,uzun soluklarla geçiyor olsa da her saniye, bin şükür yine sağlığım yerinde ,Elhamdülillah.

Herkese selam olsun.Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim . 🙂

Reklamlar

Tanışma Merasimi” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s